17 Nisan 2011

an.....

Evet.........titredi bacaklarım kabul.........

üzgündüm.........

sinirliydim...............

ve en az 10 yaş daha yaşlıydı kalbim, ayağımda spor ayakkabılarım bacağımda jeanime inat............

durdum bile sanki............

sanki.......

filmlerdeki gibi oldu ben durdum herkes yok oldu.........

mecburen atılan bir kaç adım sonra anladım ben yok olmuştum aslında...............

Kararımın neresinden dönsem zarar oldu..

Geçmişin üzerine asfalt döküp,

Geleceğimi düze çıkarmaya uğraşırken

Patikaya çeviriyorum bütün dönemeçlerimi
pucca

11 Nisan 2011

mause show.........







Bir itiraf; ben yaşlanınca bir çöp evim bir de çöp sınıfım olacak ...:))herşeyi atamayıp biriktiriyorum ya bazılarından daha şanslıyım sınıfımda var benim heyoooooooooooooo heyooooooooo :))bu mause lardan biri bizim evde dün bozuldu ve sınıftaki geçen yıllardan kalan arkadaşlarının yanına geldi ve evrim geçirdi....

''Bazen benim de üzerimde bir uyarı yazısı olsun istiyorum ;KIRMADAN SEVİNİZ...

Anasınıfları için yaratıcılığın ana malzemesidir artık materyaller...Ne varsa bulup getirir benim miniklerde sınıfa ama malum ilköğretimde çalışıyorum sınıf tek, imkanlar kısıtlı, saklamak dert böyle olunca gelenler sık sık serbest zaman etkinliğinde masanın üzerine dökülüyor ve başlıyor macera.Kimi tuvalet kağıdı rulosundan saat,kimi kutuları kesip biçip enteresan bir işlevi olan bir makine kimi de sadece renklendirip süslediği bir objeyle hayallere dalıp gidiyor.Yaptıkça benden habire malzeme istiyorlar öğretmenim hani bir kapak vardı ben getirmiştim :)) yada pembe düğme görmüştüm onu alsam:))yeşil kartonda lazım ama :)) derken masanın üstü pazar yerine dönüyor .Bende Derya Baykal 'ın Dikili şubesi olarak tüm zorluklara birebir çare silikon tabancamla şenlikteki yerimi alıyorum.Öğretmenim bu düştü!!! Hallederiz !Öğretmenim tutmuyor!!! tuttururuz!derken neler çıkıyor neler....Bu timsah benim fikrim çocuklara sabır aşılayarak kah yorulduklarında parmaklarımı onlar gibi fırça yaparak yeşil yemyeşil uzun upuzun bir suluboya çalışmasının ardından itiraf ediyorum ki ben yaptırdım onlara.Ama dosyamda nerden aldığımı bilmediğim bir timsah resmi görünce bizim de olsun istedim.Herkesin kedisi köpeği olacak değil ya :) Tüm okulda beğendi biliyorum çünkü panoda her seferinde birinin başını timsahın ağzının içinde gördüm yapmayın evladım yırtılır deyip (bugün artık 3 parça halinde elime verdiklerinde oldukça kızdım ama neyse) uzaklaştırdım çocukları...Arada kopan parçalarını yapıştırdık ama bunu ününe ve sevgilerine bağladık doğrusu :)))

3 Nisan 2011

23 Nisan-Lösev Oyuncak Etkinliği ...



BANUCA BİRŞEYLER ne yaptım,niye yaptım, kime yaptım? diye ben gibi meraklıları ateşlendiren bir başlık atınca dururmuyum okudum bir çırpıda. iyikide okumuşum yoksa iş işten geçince çok üzülecektim.23 Nisan da Lösev çocuklarını oyuncaklarla sevindirmece kampanyası bu.Herkes yapabildiğini diktiğini ördüğünü satın aldığını yolluyor yada bizzat kendi götürüp etkinliğe o gün katılıyor.BANUCA BİŞEYLER in diktiklerine baktım sonra yorumları okudum ne yapacağıma karar verdim gibi ama şimdi söylemeyeyim süpriz olsun.Konu ile ilgili bilgi isterseniz Bulut Gölgesi çok güzel açıklamış haydi yapalım birşeyler iletişim için buraya bakabilirsiniz....

2 Nisan 2011

Sevgi çiçekleri....

Bu çalışmadaki çiçekler gerçek kurutulmuş gül yaprakları,yeşillerse yapma çiçeklerden kesilen yapraklar,ağaç dalları kum havuzuna düşen dal parçaları ,saksıda plastik yer döşemesi(bir işe yarar diye birkaç yıldır dolapta bekliyordu)...
“Benim Küçük Bir Bahçem” adlı parmak oyunu ile etkinliğe geçiş yapılır. Benim küçük bir bahçem var, (Kollar daire şeklinde açılarak bahçe yapılır.) Onu çok dikkatli kazarım. (Parmaklar tırmık gibi yapılır.) Çiçek tohumlarını buraya ekerim, (El ile tohum ekme hareketi yapılır.) Yağmur yağacak. (Ellerle yağmur hareketi yapılır.) Güneş açacak, (Eller yanlara ve havaya kaldırılır.) Benim tohumlarım gittikçe büyüyecek. (Parmaklar önde birleştirilir, baş öne eğilir, yavaş yavaş yukarı doğru kaldırılır.) Çiçek açacak, (Baş üzerinde iki elin tabanları birleştirilerek, çiçek açma hareketi yapılır.) Kış gelecek. Çiçeklerim tohumlarını saklayıp, Kış uykusuna yatacak. (İki elin parmakları birleştirilir, yavaş yavaş kollar indirilir.)

Geceleri gökyüzünü yıldızlar süsler....


Gökyüzü, Ay ve Yıldızlar” adlı parmak oyunu:Ben uyurken rüyamda (İki el yastık gibi yapılarak baş konur, uyuma hareketi yapılır.) Yıldızları tek tek topluyorum. (Yumruk yapılıp açılıp kapatılır.) 1, 2, 3, 4, 5 (Gösterilen sayıda parmaklar açılır.) Diğer elimle aya dokunuyorum. (Aya dokunma hareketi yapılır.) Başucumdaki saatin zırr sesiyle uyanıyorum. (Uyanma, esneme hareketi yapılır.) Odama süzülen güneş ışığıyla kalkıyor, (Ayaklar hareket ettirilir.) Elimi yüzümü yıkıyor, (El, yüz yıkama hareketi yapılır.) Kahvaltımı yapıyorum. (Parmak uçları birleştirilip ağza doğru götürülerek yeme hareketi yapılır.) * * * * * * * * * * Gece olunca gökyüzünde bir ay (Başparmak gösterilir.) Ve birçok yıldız olur. (İki elin diğer parmakları sallanır.) Yıldızlar ayın etrafında toplanırlar. (İki el birleştirilir. Başparmak ortada, diğerleri sallanır.) Sabah olunca kaybolurlar. (İki el de arkada saklanır.)

31 Mart 2011

Ah aşk!Bir topluluğun fotoğraf çekildikten sonra dağıldığı an...



Attım kafamdan onu..herşeyi yalanmış...hayır bana prenses gibi davranıyor ama...bak evden ayrılalı kaç gün oldu aramadı çözmek istemiyor anladım...

aslında ben onu seviyorum ...seviyordum aslında.....aşık evlendim...tam evlilik hazırlığında tanıdım sanki onu ama dedim ya ailem olsun istedim çok aşıktım.....düğünü ben yaptım 6 ay eve ekmeği sütü ben aldım....felçli babasının evinde kaldım ona da baktım...hala da bakardım daaaaaa yapamadım sonra çalışmayan iş bulmak istediğimde boşver diyen bir adamla bu kadar sürdü 6 ay işte.....son günlerde iş için evden çıkıp akşam onun dönme saatinde eve dönüyordum....boşanmaya karar verdim...hiç itiraz etmedi....dün son kez konuşalım dedim belki eve dönerim sorumluluk alır dedim....gelmedi.................................................................................................

gencim daha......hayat devam ediyor.....sadece çok aşıktım....bir daha evlenirsem aşkı aramam artık mantığım nerede ben orada.....

diyordu telefondaki sesi...ben şaşkın ,aşkın her hali yaşanmış bitmiş bir sesle bana uzun ama düzgün cümlelerle kendini anlatmasını dinledim...aylar önceki sesindeki kelebekler çoktaaan uçup gitmiş...çabuk ve doğru karar veren bir kadın var karşımda kalbim tüm gücüyle alkışlıyor sesim şaşkın yürüyorum yolu bitirmekten korkan adımlarımla eve......
''Gittiğim eğer bensem, söyle bana kimden gittim?Sende yoktum zaten ben, ben yine bende bittim...''

28 Mart 2011

Quilling ...Kağıt kıvırma sanatı..

Bunları bugün biz yaptık... Bunlarda internetten derlenmiş iki örnek....


Bu sanat hakkında güzel bir video var izlerseniz bizim basit şekilde yaptığımız quilling ile ilgili güzel bilgiler öğrenebilirsiniz





25 Mart 2011

”hayatın en hüzünlü anı;mevsimine kapıldığın kişinin bahçesinde açabilecek bir çicek olmadığını anladığın andır” m.mungan











söz yok..




Yarın dünya karanlığa gömülecek




Yarın yeryüzü bir için saat karanlık "Earth Hour" uygulamasının beşinci yıldönümü nedeniyle dünyanın dört bir yanında ışıklar söndürülecek.




New York’un Empire State binası, Abu Dabi’nin Emirlik Sarayı, Paris’in Eyfel Kulesi, Hong Kong’un Hükümet Binası, Brezilya’daki İsa heykeli ve diğer metropollerin simgesi haline gelen binalar 26 mart cumartesi akşamı yerel saatle 8.30’da karanlığa bürünecek.


Uygulamaya 131 ülke katılıyor ve organizatörler yüz milyonlarca kişinin biraraya gelerek dünyayı iklim değişikliğne karşı koruma girişimine destek verecek.
"


Earth Hour" uygulamasını başlatan ve aynı zamanda organizatörü olan Andy Ridley, "Karşı karşıya olduğumuz çevre sorunlarıyla başedebilmek sadece iş yerleri, kurumlar, kişiler, toplumlar ve hükümetlerin ortak hareket etmesiyle mümkün olur" dedi.
Ridley, "İşyerleri ve kurumları yıllık ışık söndürme olayına katılarak gezegen için kalıcı bir harekete katılmaya çağırıyorum" diye konuştu.


Bu yıl organizatörler ilk kez katılımcıların “bir saatin de ötesine” geçmeleri çağrısında bulunuyor.




Bu çerçevede 11 ayrı dilde hazırlanan internet siştelerinde işyerleri, hükümetler ve kişilere dünyanın dört bir yanında gerçekleştirilen projelerde işbirliği yapmaları sağlanıyor.
Ridley, "Biz bu platformu dünyanın dört bir yanındaki insanlar, kurumlar ve şirketler bir yıl boyunca ortak harekete ederek neler yapabileceklerini göstersinler diye geliştirdik" dedi.

20 Mart 2011

Anne kokulu kolyem...

Ara sıra görüyorum masa üstüne örtülen dantellerden hırkalar etekler elbiseler vs..Buna sevinmiyorda değilim biz artık işten eve gelince kolaylık istiyoruz ne kadar az ütü o kadar çok zaman artması demek .El emeği göz nuruna saygım sonsuz hatta hala dantel bişeylerim var nadirende olsa kullandığım ama iş bakımına gelince orada tembellik başlıyor işte.Dört gözle nanoteknoloji sonucu kırışmayan hatta kirlenmeyen yada üstünde kendi kendine temizlenen giysileri bekliyorum anlaşıldığı üzere ütü fobim var.Memurus bir aile olmaktanmı artık yada baba evinde annemin saatlerce pazarları nerdeyse bir düzine gömlek ve pantalon ütülemesinin yarattığı çocukluk tahribatındanmı bilinmez pek aramız hoş değil kendisiyle.Tam bunları yazarken ütülemem gereken minik tepecik geldi gözümün önüne irkildim :)Bunları neden anlattım unuttum :)))))tamam hatırladım amacı dışında kullanılan dantellerden bahsedip boynumdaki kolyeye yada daha doğrusu oya ya gelecektim :)Ben böyle kendi halimde bişeyler üretirken Elif Hatun(annem olur kendileri) bana sürpriz yapmış bayıldığım bu kolyeyi örmüş.Evet aslında yemeni oyası en boncuklusundan hem de kolye olarak kullanmam için daha kısa ve uçları sallanan oyalı olmuş. Ben severim bilirsiniz ne bulsam boynuma sarmayı annemde yapmış kıyağını elleri dert görmesin...Sadece bu yapılmamış 10 tanede yemeni oyası yapmış onlar neden yapılmış bir süredir Solmaz neden onlarca bu yemeni fularlardan yapıyor yakında anlatacağım sizlere ama hepsi tamamlansın önce bayılacaksınız ..Dört gözle yaz gelsin ben yeşil şalvarımı giyeyim sarayım kolyemi boynuma istiyoruuummmm...........

18 Mart 2011

Dramalarda yerini alacak atımız Portakal...

Çoraptan yaptığım bir atımız vardı sınıfta geçen senelerde yapmıştım ve hala fena iş görmüyordu ama sabah çocuklara sürpriz yapıp Portakal adını koyduğumuz bu karton kutu atımızıda yanına ekledim.Çok işçiliği iyi olmadı kaplama malzemesi olarak kullanacağım siyah karton azdı grapon kağıdıyla kapladım ama çok muntazam durmadı sanki .Ama çok sevildi. Bu atı sanırım Anne kaz da görmüştüm ben hatırladığım kadarıyla yaptım.

16 Mart 2011

süt kokan miniklerden süt kaynağı inek yapımı

Bugün çıktı bunlar bizim mutfaktan sıcak sıcak taze taze....Mandal ayaklar masada durmalarını sağlayınca değmeyin benim miniklerin keyfine:) Bunlar bana Kayra küçükken hep bir montofon ineği bulup kapıya bağlayasım geliyor diye hayıflanmalarımı aklıma getirdi:)) Benim gibi bol sütlü ama mecburen az emzirebilen tüm anneler sanırım aynı fikirde oluyordur.En temiz ve en sağlıklı gıda olan anne sütünü içen tüm bebişleri öperim en süt kokulu yanaklarından...

14 Mart 2011

14 Mart Tıp Bayramı

Tıp Bayramı, ilk kez, 1. Dünya savaşı sonunda, İstanbul’un işgal edildiği günlerde, yabancı işgal kuvvetlerine karşı tıp öğrencilerinin bir tepkisi olarak 1919 yılında kutlandı. Günümüze kadar gelen bu 14 Mart kutlamaları, artık içinde bulunduğu haftayı da kapsayacak şekilde, “Sağlık Haftası” olarak kutlanıyor.Bizim minik dondurma kaşığı hemşirelerimizde zaten sanki o yıllardan kalma gibiler...Tıp aleminin en sevdiğim cerrahı Vehibe IŞIK 'ın dilinden sesleniyorum ben de tüm sağlıkçılara''Özlük haklarımızın korunduğu, sömürülmediğimiz, emek verdiğimiz insanlara düşman gibi gösterilmediğimiz günlerin çabuk gelmesi dilekleriyle TIP BAYRAMIMIZ KUTLU OLSUN...''

Bu mesajın üstüne bir iki üç tıp!! geyiği benim ne kadar cıvık ve boşboğaz olduğumu göstersede yapılmadan geçilmez ;))susmalı..sustum.