24 Haziran 2012

gece gece dinlemece....

''Hani bir kere unuttuğu insanı bir daha hatırlamazmış ya tanrı, getirse aklına bizi, siliyorum yaşadığınız her saniyeyi ama yine o iki gönül aşk ederse sonunuzu değiştirmiyorum dese; işte o zaman eğilirim tanrının önünde, sonu aynı olsa bile''
                                                                              
                  Çağlar Aru (Kadın,Adam ve Tanrıya Eğiliş)

ciltteki lekeler için bir deneme...kurbağa mıyım neyim:))

Benim hep sivilcelerim olmuştur olmayada devam ediyor .Ben de itiraf etmeliyim ki onlarla biraz uğraşıp onların yüzümde iz bırakıp intikam almalarına seyirci kalıyordum.Sonra Esrayla blogunun sahibi can  dost Esranın araştırmacı kişiliği ile bulduğu ablasınında kullanıp başarı sağladığı bu ARGAN YAGInı aldık.İnternette gezip durduk hangisi gerçektir falan diye  en son bunu yaşadığımız yerde bulup mest olduk.Ben her gece 2 damlayı tüm yüzüme iyice ellerimle yedirip uyuyorum.İnanın 2. günde sivilce izlerimde hafiflemeyi gördüm .Bunu saça da uygulayabiliyormuşsunuz.Onarıcı ve yenileyici özelliğe sahip olan bu ürün benim gözeneklerimide oldukça küçülttü valla sırf bu nedenle bile kullanmaya devam edebilirim.Biz 80 ml lik şişeyi 75 tl ye aldık ama siz fiyat araştırabilirsiniz.Ama unutmadan söyleyeyim ben güneş lekelerimde henüz bir azalma göremedim belki uzun süre sonra gerçekleşir(bakınız dudak üstü ve yanaklar)

17 Haziran 2012

kim hayallerini onları yok edebileceklerin ellerine teslim eder ki?

Anlaşılacağı üzere tatil moduna girilip denizin tadı çıkarılmaya başlandı ey okur:)Alınan kilocuklar azıcık verilip iç güveysinden hallice olunup ,Ankara 'dan küçük kız kardeşi gelmiş şen şakrak abla hallerine bürünüvermiştim ki olan oldu ey okur hiç bir şey sonsuza kadar iyi gitmez gitmedi de...deniz ılık...sahil şenlik...kafadan bazı dertler uzaklaştırılmış..işle ilgili belirsizlikler kaybolmuş...sağlık ala derken yine hayat ayağına ip bağlanmış kuş için yeni memleket mi olur ? olmaz!! dedirtip bildik kalp sızılarını saldı üzerime...Bir kurbağa testindeyim sanki nasıl anlatsam yada anlatamasam mutsuzluğumu hayal kırıklığıyla karışık küfürlerimi bilemiyorum.Acı çekmemiş ruhların mutluluktan ne anladığını bilmiyorum ama bu çakırkeyif günlerime yazık oldu onu söylemeliyim......

16 Haziran 2012

gece gece dinlemece...

''AŞKIN BİR YOLU VARDIR
HER YAŞTA BAŞKA TÜRLÜ GEÇİLEN
AŞKIN BİR YOLU VARDIR
HER YAŞTA BİRAZ GECİKİLEN''
                                                             Yalnız Bir Opera/Murathan Mungan 

14 Haziran 2012

yemelik değil giymelik.....


Malzemeleri görünce yemek tarifi vereceğim sanmayın sakın sadece ana malzemelerden en ilgi çekicileri bunlar hatta en iştah açıcılar...
Sonra kumaş boyası ile buluşurlar....

Sonuç işte burada....

10 Haziran 2012

Durmayın kesin penyelerinizi iyi şeyler olacak söz veriyorum..

Ben neden dikiş dikemiyorum diye kara kara düşündüren bir çalışma daha buldum.Ne güzel kesilmiş o penye ne güzel renkli kumaşla birleşmiş dikemeyen de diken de görüyordur:))Daha fazlası burada













9 Haziran 2012

gece gece okumaca...şarkılardan fal tutmaca...

Polisiye severler için güzel bir kitap ama bana göre değil anladım.Gereksiz uzatılmış sayfalar var ama yinede merak uyandırıp bilgiler vererek heyecan yaratıyor....ya da yaratmaya çalışıyor...
''Suçu önlemek için suçluyu yakalamanın, adaleti sağlamak için yasayı uygulamanın hiçbir işe yaramadığını karşılaştığım yüzlerce olayda bire bir yaşayarak öğrendim. Keşke öğrenmemiş olsaydım diyorum çoğu zaman, keşke yalan da olsa dünyada adalet diye bir şeyin var olduğuna inanabilseydim. Ama inanamıyorum. Çünkü insan denen bu tuhaf yaratığı kötülükten uzak tutacak ne bir güç var, ne de bir yasa. "


bir de  şarkılardan fal tutalım... hazır tutulmuşu var siz sadece dinleyin:))

1 Haziran 2012

dile dantelden ne dilersen....etek...kolye...bilezik....

 Şimdi siz bunlara bakarken ben çantamı takmış koluma Çanakkale şehitliği için yola çıkmış olacağım büyük bir ihtimalle..Yolculuk saati gelene kadar vakit geçirirken burada buldum çok beğendim
 tam benlik ruhuma uygun..romantik...


31 Mayıs 2012

iki kilocuk verdim pek mesudum kojmak kojmak kojmak istiyorum:)))

Bakın ben söz vermiştim ya burada stresimden bahsetmiştim hani işte  o sözümde durdum az öz yemek düzenli yürüyüşlerle ancak 2 kilocuk verdim ama azimliyim.Hani belli mi  derseniz değil biliyorum bu devede kulak daha bir o kadar vermeden anlaşılmaz malum yuvarlakçayız:))

30 Mayıs 2012

ıssız adam filan fasa fiso kendi ellerinle yaratacağın en makbul adam çim adam:))

Tibetin Gençlik Pınarınada el attım hayırlı uğurlu olsun

Vallahi ne yalan söyleyeyim Esra zorlamasa zaten nerdeyse hergün 7 km yürümeye başladım azıcıkta yediğime dikat ediyorum ne gerek var buna deyip mesut mutlu yaşıyordum.Olmadı tabiki her iyi şeyi bana ve taaaaaa Eskişehirlere kadar sürekli nerdeyse twitleyen bu paylaşımsal kişiliğe daha fazla kulaklarımı tıkayamayıp okulda gençliğim ve çıtırlığım üzerine yemin edip verdiğim sözün altında yıkılmadan hemen bugün başladım.

Başlangıçta her hareketin 3 kez yapılması tavsiye ediliyor. Daha sonra her hafta tekrar sayısını 2 şer arttırarak 21 tekrara ulaşıncaya kadar arttırmaya devam edilmesi gerekiyor.Yani 2.hafta her hareketi 5 kez,3. hafta 7 kez, 4. hafta 9 kez ve bu şekilde arttırmaya devam edip 10 hafta sonra her hareketi 21 kere yapabilir duruma geleceksiniz. Bu ritimde gitmek zorunda da değilsiniz, bünyeniz alışkınsa daha kısa sürede de her bir hareketi 21 tekrar edebilirsiniz.

Yaşınız ve fiziksel durumunuz ne olursa olsun gençlik, sağlık ve canlılık kazanmak için her gün kısa bir süre de olsa bu egzersizleri uygulayabilirsiniz. Bu hareketleri gerçekleştirirken yavaş ve derin soluklar almak yeterli.

Bu 5 hareketi tamamladıktan sonra ılık yada serin suyla duş almanız tavsiye ediliyor. Ama asla soğuk suyla yıkanmayınız
gelelim hareketlere bunu daha net anlatmaya çalışmalı deyip bir video ekliyorum ki daha kolay anlayalım .videodaki bey sayıları kendi programına göre yapıyor siz kendi sayınızı belirlersiniz haydi hepimize kolay gelsin...

29 Mayıs 2012

çevreye ve insana duyarlılık romanı;Son Ada...


Livaneli'nin Son Ada kitabını bitirdim.Çok beğendim. Hatta bazı bölümlerini Kayra'ya bile okudum ilgisini çekti doğaya hassas yanı iyice kabardı meraklandı ama kalanını kendin okursun diyerek zor kaçtım elinden.Okumayı seviyor çok şükür yarışlarımız bile var kim önce bitirecek diye.Bu aralar yazar olacağım ben diyerek ortalıkta dolaşıyor bence doktor olacak yazısından belli:))
Kitap bitti ben günün yorgunluğu ile pc başında avare avare dolandım durdum.Şunu mu yapsam bunu mu derken hiç bişey yapmama kararımda istikrarlı olup sadece bakınmakla yetindim.Biri bana kalk hobi yap desin bu uyuşukluk gitsin üzerimden nazarlarımı geldim nedir hiç üretimim yok yarın ilk iş kurşun döktürüp şu ertelediğim yaka kolyelerden kendicazıma bir tane yapmaya başlamak olacak yapmayan ne olsun?:))

 Bu kartlarda pek bakılası pek yapılası geldi bunları da atlamayalım dedim:)





kaynak:

27 Mayıs 2012

Bugün benim doğum günümdü.....

Sabah miğren ağrımla başlayan bir cumartesi öğleye kadar sıradan bir hasta günü gibi geçti  yattım zorla uyudum ve uyandığımda  güne yeniden başladım.Rutin işler yapıldı hava çok güzel olmasına rağmen bu beden dışarı atılamadı bir türlü.Piknikten hasta dönen Kayra da ilgi alaka bekleyince yapılan şarj işe yarayıp sabırlı  bir kaç saat daha geçti.
Sağolsun dostlar aradı kimi saatini sabah 9'a kurup aramak için öğleden sonrayı beklediğini anlatıp güldürdü:))
kimi deli dolu mesajlar atıp sevindirdi:))
hiç beklemediğim kutlamalar duygulandırdı,
kara dut hediyem iştahımı açtı:))
aramayı unutan kızkardeş aranıp ''bak 1 saatin kaldı hadi ama'' diye teşvik edildi:))
doğum günü pastası  Kayranın kendini iyi hissedip yalvarmalarıyla erkenden bir dilim eksildi:))
Kayra dan flüt ve keman konseri dinlendi:))
Bu kısma kadar herşey kendini iyi hissettirip dostlarım iyiki varlar dedirtti...
 Gerisi pek yazmaya niyetli olmadığım duygular....Sanacaksınız ki yaş almak beni üzdü...değil vallahi değil...Her şey kendi düzeninde dönerken günler su gibi geçip çizgiler, kilolar artıp gülümsemeler azalırken yaşamı sevmenin bir yolunu bulmak gerek diye düşünüyorum eksilen şeyler bir bir azaltırken ruhu ,beden aksine ağırlaşıp durduruyor insanı...yaş 38 ama hala yaşının kadını olamamış dediğinizi duyar gibiyim olamadım aklım hep çocuklukta.....bugün doğan herkesin doğum gününü kutlar usulca kaçarım....

23 Mayıs 2012

gece gece okumaca.....

"Kristin Hannah 70 ve 80'lerin heyecanını ve enerjisini ortaya sermektedir ve bunu öyle bir derin seviyede yapmaktadır ki okuyucuları iki kadın arasındaki dostluğun tam kalbine taşıyor.
Ateşböceği Yolu bir şaheser."
Elin Hilderbrand


Satıcının ısrarla tavsiye ettiği tam da dostluk üzerine aklımın pek yorulduğu bir zamanda okumaya başladığım nerdeyse bitmek üzere olan bir kitap Ateşböceği Yolu....