Mor, küçük bir Ege kasabasında yaşayan dört çocuklu bir çiftçi ailesinin yıllara yayılmış trajik hikâyesini sürükleyici bir aşk ve entrika çerçevesinde günümüze taşıyarak yirmi dört saatlik bir zaman diliminde anlatan bir roman.
'68 kuşağından, sistemin bir parçası haline gelmiş işadamı ve turizmci İlhan Sacit, kızı yaşındaki Renginur'a tutulup ondan bir de çocuk sahibi olunca karısını yıkmış, hırslı baldızının kinini bilemiştir. İlhan'ın kardeşi öğretim üyesi, hâlâ solcu ama kafası karışık Armağan, ağabeyinin tersine kapalı, kendini ağıra satan bir erkektir ve iletişim sorunları yüzünden evliliği bitmek üzeredir. Kızkardeş Gülcan'sa ailedeki ölüm ve intiharlardan sonra iyice umutsuz ve tükenmiş durumda alkole sığınmıştır. Aile çevresi, İlhan Sacit'in otelinde, evlilik dışı doğmuş çocuğunun birinci yaş günü dolayısıyla biraraya gelirler. Gece güzel başlayacak ama günün ilk saatlerinde beklenmedik bir cinayetle sona erecektir. İnci Aral, Mor'da ağırlıklı olarak insanların yaşadığı büyük yalnızlığı, evliliği işliyor ve kadınlara erkeklerin gözüyle bakmayı, erkek dünyasının gizlerini aralamayı başarıyor.
“Kendi dünya görüşüne ve onun içerdiği kurallara körü körüne uymaya
çalışmak da kişinin kendine uyguladığı bir tür baskı değil mi? Böyle körleşiyor
insan. Kesin doğrular, saplantılar bireysel gelişmeyi donduruyor. Kavgalar,
kıranlar bu yüzden yaşanmıyor mu bu toplumda?”
Kitabı bitirir bitirmez merakla mor renkle ilgili bir iki yazıda okudum tabiki.
Mor renk, açık tonlarda ilham ve güven verici etki gösterirken, özellikle koyu
tonlarda, mor rengin insanda meydana getirdiği asalet duygusu, bazı insanlarda
küstahlık, kabalık ve hatta kavgacı bir yapıya da neden olabilecek şekilde etki
gösterebilir. Hüzün, üzüntü ve depresyonu çağrıştıran etkileri de vardır.
Özellikle koyu tonlarda, bilinçaltını etkileyerek insanda korkuya ve hüzne neden
olabilen mor renk, belki de bu yüzden, intihar edenlerin en çok sevdiği
renklerden biridir. Bu nedenle, depresyona yatkın kişilerin, ruhsal sorunu
olanların, alkoliklerin ve madde bağımlılarının olduğu ortamlarda
kullanılmamalıdır.
10 Ağustos 2012
7 Ağustos 2012
5 Ağustos 2012
ce eeee:)))
Nihayet makinem geldi İsviçre 'den çift lensli üstelik bir acemi için daha ne olsun.
yine çok mesudum çok:))
Canon EOS 550D + 18-55mm+75-300mm Lens
2 Ağustos 2012
1 Ağustos 2012
31 Temmuz 2012
Cardboard Art
Kocaman bir kutu bulun mesela bir buzdolabının olabilir sonra büyümüş bir çocuk gibi uslu uslu kesmeye şekil vermeye başlayın çıkan eserinizi paravan olarak bile kullanabilirsiniz söyleyeyim...Bu yaptığınız tamamen sanat hem de karton sanatı...
27 Temmuz 2012
Kafiyesini kaçırdık ya hayatın, neresinden bakarsan bak bitmiyor cümleler
''Kafiyesini kaçırdık ya hayatın, neresinden bakarsan bak bitmiyor cümleler..''
nasıl bir özlemektir bu kopkoyu yutan insanı...
sesin nasılda darmaduman eder ...
''Geceleri uyuduğun uykular benim. Doyduğun açlıklar benim. Üzerine giydiğin renkler, soluduğun günler benim.''
Batık Fenerler(Abdullah Markal)
25 Temmuz 2012
bahçede ikramlar için bir tavsiye...
Toz ,börtü böcek girme derdi olmadan üstelikte pek renkli görünen bir içecek sunumu...
bir de böyle bir ortamda olsak ohh ohhh renk renk cıvıl cıvıl içimiz açılsa yukarıdaki bardaklarlada buz gibi meyve suları verilse kimse keyfime değmese :)))
22 Temmuz 2012
21 Temmuz 2012
örgü bileklik
Bloggerların tatil fotoğraflarının bir çoğunda rastladım örgü bilekliklere pekde yakıştırmışlar doğrusu siz de denemek isterseniz yapımına burada rastladım...
Aşk Köpekliktir....
Ahmet Ümit’in anlatımıyla Aşk Köpekliktir kitabı:
“Bugüne kadar aşk romanları yazıldı ama bugüne kadar yazılanlarının çoğu bence tecimsel yani ticari amaçlı yapıldı. Türkiye’de kadın bir uyanış içerisinde yani kadın uyanıyor ve haklarına doğru yürüyor. Bu haklarına doğru giderken kadını çeken ilk şey cinselliktir. Ama diyorlar ki sen cinselliğini yaşa özgür olursun. Cinselliğini yaşamalı kadın ama kadın önce birey olarak var olmalı. Kadını sadece beden olarak anlatıyor bu kitaplar; o zaman 40 yaşından sonra bütün kadınları kadın yapmamız lazım. Aşk iyidir güzeldir pembedir bulutlara uçurur gibi yalanlar var, bir yanıyla doğrudur. Ben aşkın öteki yüzünü anlatıyorum. Hakikaten aşık olan insan köpektir. Hakiki aşk insanı köpek yapar, köpek gibi dolaştırır. Kitap bu yönünü anlatıyor.”
İçindeki hikayelerin başlıkları şöyle: Aşk Bir Mucizedir, Kafi Değildir Aşk, Aşk Çözümsüz Bir Problemdir, Aşk Bir Cinayettir, Aşk Bir Düellodur, Aşk Bir Yanılsamadır, Aşk Bir Özentidir, Aşk Bir Ütopyadır ve Aşk Köpekliktir.
“Bugüne kadar aşk romanları yazıldı ama bugüne kadar yazılanlarının çoğu bence tecimsel yani ticari amaçlı yapıldı. Türkiye’de kadın bir uyanış içerisinde yani kadın uyanıyor ve haklarına doğru yürüyor. Bu haklarına doğru giderken kadını çeken ilk şey cinselliktir. Ama diyorlar ki sen cinselliğini yaşa özgür olursun. Cinselliğini yaşamalı kadın ama kadın önce birey olarak var olmalı. Kadını sadece beden olarak anlatıyor bu kitaplar; o zaman 40 yaşından sonra bütün kadınları kadın yapmamız lazım. Aşk iyidir güzeldir pembedir bulutlara uçurur gibi yalanlar var, bir yanıyla doğrudur. Ben aşkın öteki yüzünü anlatıyorum. Hakikaten aşık olan insan köpektir. Hakiki aşk insanı köpek yapar, köpek gibi dolaştırır. Kitap bu yönünü anlatıyor.”
İçindeki hikayelerin başlıkları şöyle: Aşk Bir Mucizedir, Kafi Değildir Aşk, Aşk Çözümsüz Bir Problemdir, Aşk Bir Cinayettir, Aşk Bir Düellodur, Aşk Bir Yanılsamadır, Aşk Bir Özentidir, Aşk Bir Ütopyadır ve Aşk Köpekliktir.
Arka kapak yazısı:
Aşkın bütün halleri… Tutkunun aklımızı ele geçirmesi. Kötülüğün en güzel biçimi… Rezil olmaktan duyduğumuz haz… Kırılan umutlarımızın lezzetli kederi… Çiğnenen onurumuzun getirdiği kibir.Vicdan tutulması, bencilliğin son kertesi, yanılsamanın en derin anı… İmkânsız olanın çekiciliği… Yani gönüllü kölelik… Yani insanoğlunun en masum hali… Yani bildiğiniz delilik… Yani en yalansız aşk öyküleri…
17 Temmuz 2012
Ayıptır söylemesi....
Sahiden de sürpriz olmaya başladı artık bana gelişlerin
Ayıptır söylemesi, yolda görsem şaşıracağım!
Öyle uzaksın ki…
Erişmeye çalışsam ayaklarım kaybolacak adressizliğinde...
[Özgür Gümüşsoy // Küba Asıllı Bir Aşkın Tahammül Sınırları]
Ayıptır söylemesi, yolda görsem şaşıracağım!
Öyle uzaksın ki…
Erişmeye çalışsam ayaklarım kaybolacak adressizliğinde...
[Özgür Gümüşsoy // Küba Asıllı Bir Aşkın Tahammül Sınırları]
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)

























