8 Nisan 2014

jean den önlük yaptım huuuuu :))




Hep süslüyüm ya okulda üstüm başım boya, yapışkan ,sıcak silikon ile hep tehdit altındaydı:) e önlük giy mis gibi dimi hani şu hastane işi gibi olandan olmaz tabi ki daralırım ;)aklımda ne zamandır bu kot pantalonu kesmek ama nasıl dikeceğim?kestim biyesini aldım elde dikmeye karar varmişti ki bengül (komşumdur kendileri)makinaya çekerek beni büyük bir dertten kurtardı.Herkeste süslüleri var biliyorum keçe ile üzerine süslemeler yapmışsınız ama ben bu haliyle de çok sevdim..sevdim .herşeyi sevesim var zaten bahar geldi ya :)
                       bir de puzzle yaptım ki itiraf etmeliyim çok uzun sürdü.1000 parçaydı..Geceleri yatmadan önce kafa boşalttıran bir etkinlikti bugün yarın yenisine başlıyorum acayip keyif aldım..


26 Mart 2014

Bez bebek diktim o da İspanya'yı dolaştı geldi :)

 Commenius  çalışmaları tam gaz devam ediyor.Kendim gidemesem de nerdeyse üç günde 14 tane yaptığım bebeklerim gitti.Bir çiftini de ben giydirdim fesiyle yemenisiyle şalvarıyla uğraştığım biraz ince eleyip sık dokunmayan ama neticede güzel olan ve İspanya da yerel kıyafetli bebeklere örnek olarak gösterilen bir çalışma oldu.Hani vakit olsa daha iyisi çıkarmıydı kesinlikle evet diyerek itiraf ediyorum ;)Bu üç çocuğumuzda kendileri 6 .sınıf öğrencileri olup ispanya Caudete de önce harmandalı sonra da flemenko oynayarak ''Dance wıth me'' sloganımıza tam destek vermişlerdir.


7 Mart 2014

Kayra' nın gecikmiş doğum günü fotoğrafları..

 Gecikmiş bir doğum günü partisi paylaşımıdır....Kayra 11 yaşına korsan girmeye karar verince tüm arkadaşlarını da korsan yapmak keçe ve tülbentlere kaldı :))





Partinin sonunda hazine sandığının benim çiziğim haritadan yola çıkılarak bulunması vardı ki takılarla doldurduğum kutudan çıkan takılara önce bir saldırıp sonra aralarındaki çikolataları farketmeleri de evlere şenlikti:)

6 Mart 2014

kostümlü dramalar candır ;)

 Kipa indirim yapınca var olan kostümlerin üzerine 4 tane daha eklendi çocuklar mı mutlu ben mi orası karışık ....


dance wıth me...

Okulumuzda uygulanan commenius projesi için çocuklarla çalıştığımız şarkımız....Tam da projenin adı olduğundan bu şarkıyı çalışmamız pek manidar oldu ;))Müzik öğretmenimiz Özlem Pektaş' ın müziği ile sınıf koromuz karşınızdadır efenim...

Kendi kumaşını tasarla bebeğine giydir...


 Önce A4 kağıdını ortadan ikiye katlayıp mürekkeple leke deneyini suluboya ile çalışıyoruz.Kağıdın tek tarafına sürdüğümüz boyanın üzerine kağıdı kapatıp elimizle üzerine baskı yapıyoruz açtığımızda desen iki tarafta da aynı olmuş oluyor ve dağılan renklerle güzel bir desen oluşuyor.(bebeklerimize göre ürettiğimizi farz ettiğimiz kumaşlar oluyor bu kağıtlar)
Ardından bu kağıt kumaşlardan bebeklerimize elbiseler çizip kesip yapıştırıyoruz. Çocuklara sorular soruyoruz ''bu deseni beğendin mi?'', ''böyle bir elbise görsen satın alır mıydın? ''gibi...




2 Mart 2014

Hareketli kulaklar ....

En altta üzerinde linki bulunan fotoğrafın sınıfta denemesini yaptık...Tabi ki yine kalıpsız  çalıştığım için bir kaç kalıp denemesi ile sonuç güzel oldu. Genellikle bir yerler de görürüm sonra üzerinde bazen oynama yapar bazen de yapmadan sınıfta deneriz. Azıcık resim yeteneğim olduğundan fotokopi makinesi bozulunca telaşa düşmem ya da kalıpsız bu nasıl olacak diye de hiç dert etmem. sabırlıyımdır da söylemesi ayıp :)Amma övdüm gece gece kendimi. kısaca şunu deyip kaçayım uyduruk kalıbım ve dilini çekince kulakları hareket eden köpeğimi görün ve deneyin çok sevecek bıcırıklar söyleyeyim...




Yumurta kolisiyle bahar mı olurmuş ?

                         Yumurta kolisi ve tuvalet kağıdı rulosu candır ;)Suluboya ile buluşur baharı yaşatırlar....


1 Mart 2014

Dıy projesi kuş yemliği...

                                       Anlatılmaz... yapılır....öncesi ve sonrası ile fotoğraflanır...

25 Şubat 2014

gece gece okumaca...Ahmet Altan Son Oyun....

''Galiba o anda hayatımın değişeceğini hissetmiştim, bunu anlatmak çok zor, o gülüş ve hemen ardından gelen o tutuşun bir başlangıç olduğunu nasıl anlamış olduğumu anlatamam , sadece anlamıştım işte.
İnsanların böyle hissettiği çok olur, o anda hissettikleri gerçekleşirse daha sonra ''Hissetmiştim'' derler, gerçekleşmezse unutur giderler , bunu biliyorum.'' cümleleriyle daha sonra aşık olacağı kadınla ilk tanışmasını anlatıyor romandaki yazar karakteri.
 
''Bir insanı öldürmek bile böylesine bitkin düşürüyorsa öldüreni  ,  Tanrı çok yorgun olmalı.''
''Küçücük anlar var hepimizin hayatında ,bir tohum gibi,o anın içinde ne olduğunu bilmiyoruz ama onlardan bir tanesini alıp suluyoruz ,tek bir an büyüyüp koca bir hayata dönüyor v o anın içine asıl bir hayat taşıdığını daha sonra öğreniyoruz ,'' Tanrı'nın tesadüfleri ''diyoruz , alıp bu tohumları öylece serpiyor mu Tanrı  ,bakalım kim gelip de sulayacak diye , yoksa başından biliyor mu hangi tohumun hangi insana rastlayacağını.'' diye Tanrıyla iç hesaplaşma yapıp oturduğu bankta daha sonra tüm kasabada yaşadıklarını sıkılmadan dinliyoruz yaşıyoruz . Kitap boyunca kimi neden öldürdüğünü biliyor sanıyoruz kendimizi ama .....sonu söylenmez....
......................
''Sadece kitaplarımı onun elinde görmek bile bunları hissetmeme yetti çünkü zavallı bir romancıyım ben,insanların arasında peygamber olduğunu bir türlü kanıtlayamadan dolaşan bir peygamberim, vrlığımı ilk gören kula tapmaya hazırım , ona mabetler , ibadethaneler , sunaklar yaparım , sihirli iksirler sunar , onları onunla içerim:''
''Zuhal benim ilk ve tek hayranımdı'' diyerek aslında Zuhal'i nasıl farkettiğini anlatır.
..............................................
 Bir de yaşamaya aniden karar verdiği küçük sahil kasabası vardır ki evlere şenlik . Ulu orta meydan da vurulan insanlar ve onları vuranları hiç bir zaman görmeyen kasaba halkı güçlerin çatışması ve kasabanın tüm gizemini çatışmasını elinde tutan içinde hazine olduğu söylenen eski kilise...
''-Nereden aklıma geldiyse ,''Schrödinger'in kedisi gibi,'dedim,
-Kimin kedisi?
-Schrödinger' in.
-o kim?
-O diyor ki bir kutuda bir kediyle bir zehir varsa , kutuyu açana kadar o kutudaki kedi hem ölüdür hem sağdır.
-Yani hazine ya vardır ya yoktur mu diyorsun?
-Hayır hem vardır hem yoktur diyorum...''
...........................
''Yaşama isteği dediğin şey , bir telaştan başka bir şey değil , ölümle yarışma telaşı , ölüm gelmeden mümkün olduğunca fazla zevk alma telaşı , herkesin aldığı zevk değişik , kitabın orasında bir renklilik var , sevişmekten para kazanmaya , para kazanmaktan ibadete kadar insanlara çok bol miktarda zevk alma yolu açmışsın ama bu yolda koşarak gitmeleri ancak ölümle yarışmalarıyla mümkün oluyor.
Ölüm korkusunu sildiğimiz anda senin kitap ölüyor.''
 
 
 
 
 
 

Dışarısı soğumuşken bahara sınıftan göz kırpmak ....




İnsanların içindeyim seviyorum insanları
hareketi seviyorum
düşünceyi seviyorum
kavgamı seviyorum
sen bahar içinde bir insansın sevgilim
                             seni seviyorum...
                                                                Nazım Hikmet

19 Şubat 2014

biz şapka tasarlarsak böyle yaparız ;)




Gece gece dinlemece...Model...Kehanet

                                                                        KEHANET
İçin yaralı küçüğüm daha büyüyeceksin
Önce uzun bir yol yürüyeceksin
Neyin varsa seni tutan söküp atacaksın
Çıplak kalınca yola çıkacaksın
Çiçekleri azaptan bi bahçe görecek
Zehrini akıtıp beş günde geçeceksin
Söyleyin bana ne olur, söyleyin bana
Çok mu yolum var daha
Söyleyin bana ne olur söyleyin bana
Yeter mi nefesim kıyıya vurmaya
İlk defa birinin canına son olacaksın
Canın yanacak başında yas tutacaksın
Gün gelip eski bir köşke varınca
Orada tanıdık bir ses duyacaksın
Ömrü boyunca hep seni beklemiş
Biri yaşıyor orda
Ona sonunda kavuşacaksın
Söyleyin bana ne olur, söyleyin bana
Çok mu yolum var daha
Söyleyin bana ne olur söyleyin bana
Yeter mi nefesim kıyıya vurmaya

15 Şubat 2014

Ayakkabılar... ayaklar...çift kavramı....hepsi burada

Önce sınıf ayakkabılarımızı sırayla üst üste koyup ayakkabı heykeli yaptık yok aslında yapamadık habire yıkıldı güldük durduk.Sonra ayakkabılarımızı karışık ortaya koyduk eşlerini bulduk alkışladık.Kağıttan botlarımızı kestik yapıştırdık(fotoğraflamayı unutmuşum nasıl olduysa) kurdeladan bağcıklarını bağlamaya çalıştık.En son olarak da ayak ve ayakkabı temizliğinden bahsedip ayakkabılarımızı temizleyip boyadık bu sanırım günün en eğlenceli etkinliğiydi tavsiye ederim....

14 Şubat 2014

Turuncu sümbüller yaptık krapon kağıdından....

 Krapon kağıtlarından minik kareler kesip kalemin arkasına büzerek sıkıştırıyoruz ve yapıştırıcı sürülmüş kağıdımıza kalemle mühür yapar gibi bastırıp kalemi çekiyoruz böylece dokulu boyutlu bir sümbülümüz oluyor..