29 Ağustos 2011

Bayram şekerleri kadar çok sevdiklerim...

Kayracımla ben büyüklerin ellerinden küçüklerin gözlerinden öper iyi bayramlar dileriz...sevdiklerinizle sevgiyle kalın...

28 Ağustos 2011

BAYANLARA VERİLMESİ GEREKEN KURSLAR :))

KONU 1.Ampul değiştirme.Uygulamalı.

KONU2.Alışveriş yapmadan stres atma yöntemleri


KONU3.Hamam böceği bir insanı yutabilir mi?


KONU4.Karar verme teknikleri.Ne giyeceğine karar verebilme üzerine uygulama.


KONU5.Direksiyonu hiç değiştirmeden ileri geri gidince araba usanıp ta düzgün park eder mi?


KONU6.Annesinin yaptığı böreği yemek ile eşine ihanet etmek arasında kavramsal farklar


KONU7.Hanıma sıklıkla hediye almanın ,çiçek getirmenin ve dışarıya yemeğe götürmenin ekonomiye etkileri.


KONU8.Erkekler neden sadece yere bakarak yürüyemezler?


KONU9.Telefonda kısa konuşma teknikleri.


KONU10.Ocakta bırakılıp gidilen tencerenin dibi neden bir süre sonra yanar?


HONU11.Oniki çiftden daha az ayakkabı ile hayatta kalma sanatı.


KONU12.Paket paket diyet bisküvi yenilerek neden kilo verilmez.


KONU13.İhtimal hesapları.Duble hamburgerin yanında içilen kolanın diyet olup olmaması neden önemli değildir.


KONU14.Bellek geliştirme teknikleri.Cep telefonu pin kodu nasıl akılda tutulabilir.


KONU15.Karmaşık teknoloji ürünlerini kullanabilme.Cep telefonunda numara kaydetme üzerine uygulama.Televizyon kumandasında kanal kaydetme üzerine alıştırma.


KONU16.Başağrısı ile başedebilme.


KONU17.Kredi kartı ile satın alma ile bedava alma arasındaki farklar.Kredi borcunu kim öder?


KONU18.Hiçbir zaman giyemeyeceği bir pantalonu indirimden yarı fiyatına alamakla kim kar eder?


KONU19.Yakınmadan anlatma teknikleri.(Alıntıdır)

27 Ağustos 2011

kes elde dik ve deli deli ne bulduysan giy etkinliği ...

Beyaz elbisemin boyunu kısaltan Bengül bu tişörtü görünce pes diyecek eminim...Çünkü elbisemin altından çıkan bu fistolu kısmı atmalara kıyamayıp sakladım ve bu kes,elde dik ve deli deli ne bulduysan giy! etkinliğinde kullandım.
Yapımı basit önündeki baskılar ilk yıkamada çıkan loft tişört alınır göz kararı kesilir elbisenin artan fırfır kısmı iğnelenip prova yapılır ve elde sabırla dikilir(çünkü benim makinem yok) ve kendimce çooook beğenilir:) Resim kalitesi bu kez çoook düşük oldu idare ediverin gari ; ))

23 Ağustos 2011

renğarenk tren.....


Biliyorum çok sağlıklı bir iş yapmadık oğlumla ama renk renk ojeler varken evde aklımıza geliverdi bu isim trenini boyamak gerçi kokudan etkilenmesin diye iki günde ancak boyadık bitti.Bu treninde ayrıca komik bir hikayesi var...Geçen kış sevgililer gününde Ankarada Hipodromda açılan sergileri gezdik iki aile...Biz önden gezip turu tamamladık ve bu arada Kayra bu trenle ilgilenip ismini yazıp sergide bıraktı.Çıkıp buz gibi havada onları beklerken Kayra bak sana ne aldık çok ilginç senin ismin vardı sergide hayret ettik(Kayra ismini tek tük duyduğumuz için) diyerek verdiler tabiki biz bastık kahkahayı ısınıverdik...




aman bu öyle sık sık yapılacak bir iş değil hepinizinde bildiği gibi ev ve çamaşır temizlik,parfümlerde,kırtasiye ürünlerinde plastiklerde ilaçlarda hatta yiyecek ve içeceklerde bile bulunan koku vericilerde kullanılan kimyasal maddelerin % 90 'ı petrolden üretilen sentetik maddeler ve bu kokular kalp ve dolaşım sistemini etkileyerek baş dönmesi, baş ağrısı,konsantrasyon bozukluğu,yorgunluk,uyuşukluk yaratıyor ve en çok etkilenen organ ise derimiz. Uçucu madde bağımlılığıda en ciddi boyutu sanırım....




















21 Ağustos 2011

Gazbeton yada ytong taşı ile Atatürk köşesi yapımı.

Okullarda hani olmazsa olmaz köşelerimiz var bunlardan en önemlisi ve dikkat çekenide Atatürk köşesi....İşte sağda gördüğünüz yetenekli insan Nuran Çağdaş Ören arkadaşım almış eline gazbetonu tasarlamış yontmuş boyamış yapıştırmış vernikleyip okuluna özel bir Atatürk köşesi kazandırmış .Bu fotoğrafları facebookta paylaşınca bende iznini alarak sizlerle paylaşıyorum mesajlaşmamız ikimizde biraz renkli olunca ilginç ve de komik oldu ama ben size gerekli kısmını Nuran'ın kaleminden aktarıyorum....''yonttuğum taşın adı gazbeton şu inşaatlarda tuğla yerine kullanılan beyaz taş varya o işte ytong taşıda denir ama asıl adı gazbeton.Kesici aletlerle şekillendirip kalekim tutkal yada kendine özel gazbeton tutkalıyla yapıştırıldı renklendirilirken sprey boya ve akrilik boyalar kullanıldı en son bir kat vernik tabiki çok keyifliydi''





Ve sonuç ortada....ellerine sağlık güzel insan...










































































11 Ağustos 2011

kolaylık......

turuncucakltas-fatos.blogspot.com adresinden bana ulaşmaya çalışan dostlara sesleniyorum

www.fatosozgur.com adresini kullanabilirsiniz...........

İz bırakanlarla senin aranda sadece basit bir fark var ...







Çocuk hastanelerinde tedavi gören çocuklarımızı sizlerin de desteği ile bayramlıklarla sevindirmek istiyoruz.


Hepimiz biliyoruz ki bayramlık kıyafetlerin çocukların hayatında çok önemli bir yeri vardır,çocukluğumuzda bayramlıkları başucumuza koyup uyuduğumuz zamanları hatırlayalım.


Hastanede kalan bir çocuk için bayramın nasıl zor geçtiğini düşünelim,bu nedenle bu bayramda gelin onları birazda biz mutlu edelim ve onlara aldığımız güzel giysilerle bayramda yalnız olmadıklarını hissettirelim...


0-18 yaş arası kız ve erkek giysileri alabilirsiniz.(kız çocuklarına elbiseler,erkek çocuklarına şort tişört şeklinde takımlar olabilir.)İsterseniz dilediğiniz sayıda alıp aşağıdaki adrese göndererek bize ulaştırabilirsiniz.



ÖZLEM ŞENGİR adına

YURTİÇİ KARGO LİMAN ŞB.

ALSANCAK-İZMİR



Tahmini genel toplam:


60 bebek (30 kız, 30 erkek)

2-5 yaş arası 110 çocuk(55kız ,55 erkek)

6-8 yaş 130 çocuk(65 kız,665 erkek)

9-11 yaş arası 90 çocuk(45kız,45 erkek)

12 -14 yaş arası 60 çocuk(30 kız,30 erkek)

15-18 yaş 20 çocuk(10 kız,10erkek)


.............................................................................................................................................


Bu kanatsız meleklerin çağrısından facebooktaki paylaşımlar sırasında haberdar oldum .Proje facebookda açılan Mutlu Olalım Projesi adı altında coşkuyla gidiyor daha önce kibrit kutusu ve oyuncak etkinliklerine katıldığım bu derneğe bu seferde aldığım çocuk elbiseleri ile minik bir damla olarak katılıp sizleride Mutlu olalım derneğiyle tanışmaya davet ediyorum....

.............................................................................................................................................................


İZ BIRAKANLARLA SENİN ARANDA BASİT BİR FARK VAR...


ONLAR ÖMÜR BOYU GAYRET EDİYORLAR,


SEN ÖMÜR BOYU HAYRET


EDİYORSUN..!






4 Ağustos 2011

veee yine hazıra konmaca....:))







Ankaraya gittiğimde kızkardeşimin verdiği fuların oyalarını görünce bi sevindim bi sevindim anlatamam çünkü Safranboluda benzerini görmüş ve pahalı bulduğum için almamış ama aklımıda orada bırakıp dönmüştüm.Tabiki bu pullu oya hemen tarafımdan kesilip arkasıda kurdela ve aparatlarla tamamlanıp ikimize de süper bir kolye oldular ...Demek ki neymiş çok istersen olurmuş:))

1 Ağustos 2011

PEMBE SAÇLI TAKI TOPARLAYICI BEBEK...

Dördüncü kez yaptığım takı bebeğimin artık pembe saçlısıda var İsviçre'ye gidecekve tokalarını toplayacak Azra'nın..



erken uyunmuyor bari yenileme yapayım dedim ve sonuç...









Saat 24 olmaya az kala aldım tasımı tarağımı balkona kuruldum hafif bir deniz esintisi eşliğinde yeşil bir tişörtümü giyilebilir hale getirmeyi başardım.Önümüze bina yapılmadan önceki son rahat yazımız olacak bu nedenle daha bir sevmeye başladım balkonda gece çalışmalarımı.Eski bahçeli evler yerlerini bahçesiz dipdibe apartmanlara bırakıyorlar ne yazık ki...sanmayın ki göz zevkim bozuldu diye dertlenip evimin önü kapanacak diye şımarıklık yapıyorum cidden hemen yanımdaki evdeki tavşanları ve çiçeklerini önümdeki evin bahçsindeki palmiye ağacını çookkk özlüyorum ve bir an önce bahçeli bir eve geçebilmek için planlar yapıyorum.

Hüzün bastı yine ama havayı yeşill bir şeyle dağıtırım ben tatataaaa tişörtüm!Geçen yaz rengine vurulup büyük beden ama olsun giyerim diyerek aldığım ama belki bir kez giydiğim tişörtümü aldım elime basit bir iki değişiklikle giyilebilir hale getirdim.Asıl canımı sıkan gögüs kısmındaki bağcığı bağladığımda ortaya çıkan o gereksiz pencere gibi kısımdı.hem rahat giyilmiyor hemde çok bol durduğundan bekleyip duruyordu.Bir modifiye çalışması daha beni mutlu bir şekilde uyutacak bu gece...


Bu arada HEPİNİZE HAYIRLI RAMAZANLAR DİLERİM....

27 Temmuz 2011

evde hint kınası ile dövme nasıl yapılır...













Kısaca malzemeler:


Oksijen suyu ( Eczaneden alabilirsiniz )

Hint kınası

Kürdan

Koltuk altı kremi

Aydınger kağıdı ( Kırtasiyeden )

Dövme deseni

Stabilo kalem (Her kırtasiyede vardır belki evinizde de vardır )



Kına taşı(özellikle ortadoğu ülkelerinde kullanılan siyah bir taşın öğütülmesi ile elde edilen diğer adıda alman taşı olan bir taşdır.Genellikle kınanın rengini koyulaştırmakveya siyaha çevirmek için elde yada saçta kullanılır.)


Önce malzemeleri temin edin ve desen araştırın.

Kafanıza yatan deseni nereye yapacağınıza karar verin.

Sıra kahve telvesi kıvamında hazırlayacağınız kınada onun içinde Hint kınasını küçük bir kapak gibi bir şeye 1 ve ya 2 çay kaşığı kadar koyun sonra oksijenli suyu üstüne dökün kına taşını ekleyin fakat karışımın ayarını çok iyi yapmanız gerekiyor gerçekten kalıcı ve gerçekten siyah bir şey istiyorsanız bu yaptığınız karışımı bir kaç kere yapmanız ve elinizin içine ve ya herhangi bir yerinize bir kaç kere deneyerek kıvamı bulmanız gerekecek.isterseniz bu karışımdan deneme için ufak bir miktar sürüp kurumasını bekleyip yıkadıktan sonraki sonuca göre miktarlarını artırabilirsiniz.

Seçtiğiniz desenin üzerine stabilo kalemle aydınger kağıdını koyup deseni kopyalayın.

Örneğin kolunuza koltuk altı kremini sürüp üzerine aydınger kağıdının çizimli kısmını koyup deseni çıkartın ve kürdanla kınanızı sürün taşırmadan tabiki....

Kuruduğunda yıkayın...bitti bile....


yada........ bizim gibi desen kısmını halamızın İsviçreden getirdiği şablonla yapıp koltuk altı rolonunu aydınger ve kalem kısmını hızlı bir şekilde aşıp hemen şablonun içini doldurmaya geçebilirsiniz ki bence bu ilk denemeler için çok sağlıklı.Kayramın koluna ejderha desenini bakarak çizen ben başladığıma bin pişman oldum söyleyeyim...Benim ayak bileğimde ve omzumda Sibel ablanın sayesinde çok güzel tatoolarım oldu.Azra' nın doğum günü pastasını keserken gördüklerinizde ablamın eseri....

eski şemsiyeden çocuk pike takımı nasıl yapılır...



Kırık şemsiyeden çocuk pike takımı yapacağını söyleyen arkadaşım Bengül 'e bir yap bakalım ne çıkacak ortaya demiştim ama bu kadarınıda beklememiştim doğrusu.Dikiş konusunda cidden becerikliliğini bir kez daha konuşturmuş ve bu güzel pike takımını ortaya çıkarmıştı.Şemsiyenin kırık halini çekmeyi unuttuğumdan size başka bir şemsiye resmi bulup gösteriyorum ama illa çizgi film karakterleri olması gerekmez böcekli çiçekli değişik versiyonlarıda yapılabilir.Nasıl yapılır derseniz dikiş bilenler bilmeyenlere benim yerime anlatsın lütfen...

13 Temmuz 2011

''Ne iyi etmişte anam beni bu cana yakın memlekette doğurmuş!...''



Bir kaç haftadır mis gibi doganın koynunda yeşile doymuş temizlik ve yemek yapmayıp yiyip içip keyif yaptığım içinde azıcık kilo almış olarak mutlu huzurlu ve bol gezmiş bir şekilde evime dönmüş bulunmaktayım efenim.Evde iki öğretmen olunca biri seminer yapıp diğeride yanında gezebiliyor eşantiyon olarak;))Bana düşen dinlenme ve tadını çıkarma kısmını alnımın akıyla başardım sanıyorum.Kastamonu Cide ilk kez duyduğum bir yerdi günler öncesi hava durumunun takibini yapıp 3-4 gün yağışlı olabiliri öğrenince şemsiye ,yağmurluk, hırka,çorap vb bir sürü ekstra malzemelerle yola çıktık.İlk durak yerimiz Ankara oldu bizimle yola çıkan aynı seminere katılan arkadaşlarımızla birlikte annemlerde bir gece dinlenip dönüşte uğrama planları ile tekrar yola çıktık.Bu arada ah bizde de (Dikili'de) keşke böyle olsa dedim durdum her apartmanın geniş bahçeleri var inanın burada olsa kesinlikle bir kaç bina o bahçeye sıralanırdı yola çıkmadan çardakta nefis bir doğanın ortasında kahvaltı yaptık buda artısı.Ayrıca her mahalleye en az bir tane düşen parklarda çocuklar için bulunmaz nimet.Dönüşte kaldığımız süre içerisinde akşamları bir kaç park deneme şansımız oldu hem zemin hemde oyuncakların bakımlarının tam olması çocuklara şehir içinde minik ormanlar yaratılmasını yürekten alkışladım Keçiören belediyesine teşekkürlerimi sunarım...
Cide Ankara arası 368 km ama virajlı yollar 5 saatlik yolu uzatıyor mecburen.Cideye 10 yıldır kara yolu ile ulaşım olduğunu duyunca şaşırmadım doğrusu ama Karadenizin kırmızı kocaman dalgalarıyla karşılaşıncada deniz yoluyla nasıl olmuş bunca sene diye hayret ettim doğrusu.İkinci gün Cidenin tersanelesini ünlü olduğunu Saltanat kayıklarını imal ederek kendilerinden çok söz ettirdiklerini öğrenince tüm taşlar yerine oturdu.
İki gün bir açıp bir kapayan hava'' eeeee bu kadar ağaç hortumlada sulanmaz tabiki :)))'' dedirTti bana.Senenin yorgunluğunu iki gün uyuyarak attıktan sonra havanında izin vermesi ile gezdik Cideyi.İlk uğrak yerimiz 1911 yılında burada doğan Rıfat Ilgaz'ın evi oldu.
''Cide doğduğum eşsiz benzersiz memleket...Ne iyi etmiş de anam beni bu cana yakın memlekette doğurmuş!...''
''...İlk izlenimlerim,doğa toplum ilişkilerim,insan sevgim burada biçimlenip uç verdi...''diyen Rıfat Ilgaz 82 yıllık ömrünün büyük bir bölümünü Cidede geçirmiş ve müze evi aslına uygun yeniden inşa edilmiş.Bu kültür evini bize güler yüzlü tatlı dilli Güllü Yıldırım tüm ayrıntıları sevgi ile anlattı.Öyle güzel ev sahipliği yaptıki teşekkürler Güllü...Temmuz ayında Rıfat Ilgaz Sarıyazma Kültür Ve Sanat Festivali ile hem büyük yazar anılmış hemde barok sarısı el baskısı yazmalar tanıtılmış oluyor...