8 Aralık 2012
5 Aralık 2012
YUMURTA KABUĞU İLE ETKİNLİK...
Öğretmen çocuklara isteklerine göre
“tavuk” ve “yumurta içindeki civciv” rolleri verir. Tavuk olan çocukların yanına
yumurta içindeki civciv rolündeki çocuklar yerleştirilerek
anne ve yumurtaları şeklinde
gruplanır. Her tavuğun kaç yumurtası
olduğu sayılır.
Sonra öğretmen dramayı sözleri ile yönlendirir. “Burası anne tavuğun
folluğu (folluk kelimesinin anlamı açıklanır)”
açıklaması yapılır. “Henüz yumurtalarımızın içi boş. İçinde civciv oluşması için belli bir sıcaklık gerekli. Bu yüzden anne tavukların uzunca bir süre üzerlerine oturması gerekir. (Tavuklardan yumurtalarının üzerine oturarak yumurtlayan
tavuk gibi gıdaklama taklidi yapmaları istenir.) Ara sıra anne tavuk yumurtaların
üzerinden kalkarak çevrede gezinir. Fakat yumurtalar soğumadan tekrar üstlerine oturmak zorundadır. Nokta şeklindeki civciv gittikçe büyüyerek çevresindeki incecik kan damarları ile besleniyor. Gün geçtikçe üzerlerinde tüyler oluşuyor. Gözleri kapalı ve
hareketsiz şekilde bekliyorlar. Bir süre sonra
yavaş yavaş hareketlenmeye başlıyorlar. Gagaları oldukça sert bir hal aldı.
Minik civcivler sıkılmaya
başladılar. Çünkü kabuk onlara oldukça
küçük gelmeye başladı.
Gagalarını
yumurtanın kabuğuna vurarak bir kırma
denemesi yaparlar. “Tık tık tık.”
Aaaa evet. Kabuktan çıt sesi geldi, daha hızlı vurmalılar. “Çıt,çıt
çıt.” Evet bir ışık
göründü. Yavru civcivler kabuklarını kırarak çıkarlar. Üzerlerine yapışmış kabuk parçalarını kanatları ile silkelerler. “Cik cik cik,” diye ötmeye başlarlar. O sırada
anne tavuklar bahçede dolaşıyorlar. Civcivlerini görünce hemen
yanlarına gelip onlara sarsılıp
öperler.”
Etkinlik sonunda civciv olan çocuklara “Yumurtanın içinde kendinizi nasıl
hissettiniz? Bir ışık fark ettiğinizde neler hissettiniz?” Tavuk rolündeki çocuklara “Uzunca bir süre yumurtaların
üzerinde beklemek nasıl bir duygu? Civcivlerinizin
dünyaya geldiğini görünce neler hissettiniz?” soruları yöneltilerek duygu ve düşüncelerini
ifade etmelerine fırsat verilir.
Ardından civcivler ve tavuklar olarak iki grup oluşturulur. Öğretmen “Civcivler annelerini
görünce çok sevinmişler. Ve şarkı söylemeye başlamışlar.” diyerek bir civcivin başına dokunur. Başına dokunulan çocuk “Cik cik
cik!” diye ses çıkararak özgün melodi oluşturmaya çalışır. Ardından öğretmen “Tavuklar civcivleri görünce sonunda onlara kavuştukları için çok mutlu olmuşlar ve mutluluktan şarkı söylemeye başlamışlar” diyerek tek tek tavukların başına dokunur. Başına dokunulan tavuk rolündeki çocuk aynı şekilde “Gıd gıd gıdak!” sözleri eşliğinde melodili bir şarkı söyler.
4 Aralık 2012
SOSYAL BİLGİLİ OĞLUM:)
-Hadi Kayra Sosyal Bilgiler sınavına çalış!!
-Amaaan anne çok kolay biliyorum ben!LONDROS,MUDAN VE LOZAN ...
-hı!!o ne ya!!:)))))
(Görsele nette rastladım kaynağını bilmiyorum)
Bunun şokunu atmışken aklıma Yozgat 'ta çalıştığımız günlerdeki Fen Bilgisi dersine verilen cevap geldi.Paylaşmadan olmaz valla.
Soru: Gezegenleri yazın.
Cevap:APTUN,ZAPTUN,GLİTON:))))
1 Aralık 2012
8 DAKİKADA MİKRODALGA FIRINDA ISLAK KEK NASIL YAPILIR
İnanın hazırlaması pişirmesi 10 dakikayı geçmez ve siz çayı demlerken o pişiverir bile..
Yapımı basit ;2 yumurta,1 sb şeker,1,5 sb un,1 su bardağının yarısı süt yarısı sıvıyağ,1 paket kabartma tozu,1 paket vanilya karıştırılır mikrodalgaya sığabilecek büyüklükte yuvarlak borcam yağlanıp buna boşaltılır.Mikrodalganın en yüksek derecesinde süreside 8 dakika ayarlanır ve yok kabarmayacak yok tadı nasıl olacak gibi kaygılanılmadan beklenir ve süre bittiğinde hemen 1 bardak ılık süte 1 paket üçü bir arada kahve eritilip kek hala sıcakken üzerinde gezdirilir benim gibi çok ıslak seviyorsanız bu ölçü nerdeyse 2 katına çıkartılıp ıslatılır çayla ohhhh misler gibi yenir.
Benim mikrodalga fırınım normal, üst tarafında kızartma teli yok belirteyim...
Yapımı basit ;2 yumurta,1 sb şeker,1,5 sb un,1 su bardağının yarısı süt yarısı sıvıyağ,1 paket kabartma tozu,1 paket vanilya karıştırılır mikrodalgaya sığabilecek büyüklükte yuvarlak borcam yağlanıp buna boşaltılır.Mikrodalganın en yüksek derecesinde süreside 8 dakika ayarlanır ve yok kabarmayacak yok tadı nasıl olacak gibi kaygılanılmadan beklenir ve süre bittiğinde hemen 1 bardak ılık süte 1 paket üçü bir arada kahve eritilip kek hala sıcakken üzerinde gezdirilir benim gibi çok ıslak seviyorsanız bu ölçü nerdeyse 2 katına çıkartılıp ıslatılır çayla ohhhh misler gibi yenir.
Benim mikrodalga fırınım normal, üst tarafında kızartma teli yok belirteyim...
30 Kasım 2012
YAMUK YUMUK MACARON DENEMESİ...
Macaron sever kuzu yüzünden iki gecedir çok deneysel bir çalışma içersindeydim.Tam deneysel de denmez aslında bir bakıma askeri disiplinde sayılabilir.Google dan bulduğu hazır kutudan macaron yapımı videosunu adım adım durdura durdura hatta'' bak anne tahta kaşıkla bu önemli!'' ''aman 20 dakikayı geçirmeyelim'' komutları altında yaptırdı bana:)püf noktalarını sular seller gibi ezberlediğim (korkudan mı nedir lisede de Fiziği böyle öğrenmiştim:))macaron ilkinde su gibi oldu ikinci denemede yumurta akına çırpıcı yerine kaşık kullanıp çok hırpalamayınca ehh işte bu sonuç ortaya çıktı.Yedi sıpa ardındanda ekledi çok yoruldun biliyorum bir ay sonra yine deneriz:))))Bu ne demek oldu ama tam olmadı ....
29 Kasım 2012
SAĞLIKLI BESİNLER....SÜT...İNEK.... FİLAN
Ahhh ahhh eldivene su doldurup kovaya fış fış süt sağarmış gibi yaptığımızı çekmeyi unutmuşum pek komikti:))Ama yoğurt mayaladık o tamam:)
27 Kasım 2012
26 Kasım 2012
25 Kasım 2012
22 Kasım 2012
SAĞLIKLI OLMAK İÇİN ÖĞRENDİKLERİMİZ....
İki gözünü kapatıp okülere toslayan minikler de vardı tam bir laborant edasında gördüklerini ustaca anlatanda hatta steteskopla kalbinin sesini dinlediği arkadaşına kalbinin sesi yok durmuş herhalde diyende bir ara kalbinin yerinden çıkacağını sandığım heyecanlı minik kalp sesleride...
Sağlıklı yiyeceklerden bahsedip şapkasınıda taktık başımıza.....
Ve bugün giydik eşofmanları yaz gibi bir Kasım da koşu yarışları ,zeytin ağaçlarının sökülmesiyle oluşan çukurlardan atlamalar,futbol,voleybol....
Karınca yuvalarının üzerlerinden atladık geçtik....
Yorulup biraz dinlendik sonra tam gaz devam....Bardakları düşürmeden belli bir mesafeyi hızlı yürümeye çalıştık bu arada mavi bardağı tam da havada düşmeye saniye kala yakalamışım:))
Takla bile attık bazen aslında atamadık ama olsun düştük güldük...Sağlıklı olmanın bir kaç yolunu yaşayarak öğrendik...
GEÇMİŞ ZAMAN OLUR Kİ.....KIZILAY HAFTASI
http://www.onceokuloncesi.com/dosya/...24aa6a9ef7.rar tıklayarak Kızılay şarkısına ulaşabilirsiniz...
|
21 Kasım 2012
ince çizgi...
Benim derdim genel olarak istemediğim şeyleri yapmaya zorlanırsam içimdeki susmuş olan yanardağın kıpırdanmasıyla başlıyor.İçim kaynamaya başladığında dışım bastırmaya çabalıyor o kendi olunca saçmalayan, zaman zaman sazan kıvamına gelen ,hazır cevap,süslü,hala umutlu ama mutlu ben, gidip yerine sakin görünmeye çalıştıkça bulaşık makinesine yanlışlıkla girmiş çıkmış plastik kavonoz misali eciş bücüş ,amacına uygun hala kullanılabilir gibi ama aslında ayakta durmakta zorlanan habire devrilen atsan atılmaz arada kalmış şekli şemali (daha çok ruhen ama asıl asık surattan bahsediyorum)kaymış bir mahlukat oluyorum.Herkesin derdi kendine ben ateş olup patlatacak mühimmat ararken aslında kapatıp kendimi kimseye bulaşmamaya çabalıyorum mahlukat dedikse insanız bizde bunca yaş aldık pişman olmamaya çabalıyoruz bu sırada. Çünkü hayat bu ara tükürdüklerimizi yalatmaya çabalıyor.İstiyorum ki kimse o ince çizgi var ya onu aşmasın, almadan vermek yok bu hayatta farkındayım ama olur sandım yalan değil bu da benim bu yaşımın tecrübesi olsun herşeyi geçde olsa gören kalbim gözümün miyopluğundan habersiz bu rötarlar bundan:)Son söz:her şey normal olsun ....bilmek yük.....
20 Kasım 2012
KİTAP KAPAKLARINDAN ÇANTA
Kitap kapaklarından nasıl kıyıpta çanta yapılır bilmiyorum ama elinize belki bir şekilde geçerse diye hatırlatıyorum buda yapılabilir....kaynak
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)

















