13 Temmuz 2013

Catalina Estrada ile rengarenk tanışmalısınız...

 
 
''Ben renkler ve şekiller seviyorum ve bir seçim varsa onları güzel yapmak istiyorum. "diyen  Catalina Estrada tam bir renk ve doğa tutkunu . Eserleri, neşeli parlak, duygusal , sevgi dolu ve şık . Çalışmaları heyecan verici ve bana her biri mutluluk ve enerji verdi bayıldım doğrusu.

 Catalina Estrada ismi bir çok üründe var Paul Smith, Coca-Cola, Microsoft, Camper, Nike, Levis, Mercedes Benz, Paulo Coelho, Unicef ve bir çok ülkenin özel günleri için tasarlanmış bir çok eşya ,duvar kağıdı, yatak çarşafları, yastık, çanta ve seyahat eşyası, şemsiye, okul ürünleri, ve diğerleri de dahil olmak üzere çeşitli biçimlerde birçok koleksiyonda farklı bir stille karşımıza çıkıyor.O renkler beni benden alıp götürdü hepsini paylaşayım istedim sizlerle ama o mümkün değil siz buradan devam edebilirsiniz....
 

 Levis ta bu tarz tişörtleri bilirsiniz hatta bendekine yazmayı bırakıp baktım bir koşu geldim çok benzer tasarımı ;))

 
 




8 Temmuz 2013

gece gece okumaca...cennetin doğusu

 ''Hiçbir öykünün, biz onun gerçek ve doğru olduğunu içimizde duymadıkça, etkisi ve yaşarlığı yoktur.”

“Olaysız ve tekdüze geçen zaman, insana, bitmez tükenmez gibi gelir diye düşünülür. Akla yakın olan da budur, ama gerçek öyle değildir. Asıl durgun, olaysız günler hemen geçiverir.”

Bir çocuk büyüklerinin kusurlarını ilk yakalayışında, küçük kafası, büyülerin hiç de öyle tanrısal zekâları bulunmadığını, kararlarının her zaman akıllıca, düşündüklerinin her zaman gerçek olmadığını söylediklerinde her zaman dürüst davranmadıklarını anlayınca, dünyası yıkılır, paramparça olur. Tapılan tanrılar devrilir, bütün güvenlik yok olur. Ve tanrılar bir kez düştüler mi, tam düşerler.”
 
   Steinbeck bu romanda  gönlümü çaldı gitti.Habil ve Kabil in hikayesinden yola çıkarak içimizdeki tüm iyi yada kötü diye adlandırdığımız duyguları karakterlerle yaşamamıza bazılarını çok sevip değer vermemize çocukluktan itibaren oturan karakterimizin ve genlerimizin tüm yaşamımıza nasıl etki yaptığına harika bir biçimde değiniyor.Aslında biz büyükler çocukluğumuzun üstüne  ne koyabildik ki o zaman ki öğrenip hissettiklerimizden daha fazla ne bilip düşünüyoruz?
    Steinbeck yolları bir noktada kesişen Hamilton ve Trask ailelerinin kuşaklara yayılan hikâyesini anlatıyor daha sonradan öğrendiğim bir ayrıntıda ,bahsettiği Hamilton ailesi aslında kendi annesi Olive Hamilton'un ailesi olması ve sıkça bahsi geçen Samuel Hamilton da yazarın dedesi olmasıydı.Ayrıca çocukluğunun geçtiği  Californiya'daki Salinas Vadisi' ni her yönüyle anlatmış romanın girişindeki harika tasvirlerle beni orada neredeyse dört mevsim yaşatmıştır.Anlaşıldığı üzere yine çok beğenilenler arasına girmiştir arz ederim;) Elimdeki İki cilttir ve bendekiler ne yazık ki yazım yanlışları ve eksik bir kaç sayfası ile korsan mısın be kardeşim dedirtmiştir!

''Elinizde başka bir şey olmadı mı, neyiniz varsa onunla övünürsünüz işte. Hatta ne kadar az şeyiniz varsa, o kadar çok övünmek gereğini duyarsınız.”

6 Temmuz 2013

Banuca birşeyler görmeli...

 Banuca birşeylere takıldım kaldım bu gece en son yaptığı peçete dekopajına bayıldım nasıl yapmış derken öncelerden yaptığı bu sulama kaplarına kadar geldim e görmeyen kalmasın süper fikir deyip (Banu ablanın yazılı izni olduğundan )sizinle fikir olsun diye paylaştım ;)

1 Temmuz 2013

Pişirme bohçası varmış benim haberim yine yokmuş...what is wonderbag?

Koltukların kırlentlerini değiştirme sevdam bir türlü renk seçememe yüzünden uzadı gitti.Bu sıra alışveriş sitelerini gezip fikir ve fiyat ararken bir sürü güzel şeyle karşılaşıyorum bu da bu gecenin şaşkın aası!!Bu ürün ne derseniz bir eko pişirme yöntemi aslında içi ısıyı tutan malzemelerle doldurulmuş bir bohçanın içine tam kaynamaya başlamış yemeğinizi alıp koyuyorsunuz ve yastık şeklindeki üst kapağını kapatıp ipini büzerek bırakıyorsunuz.O ısı korunduğundan yavaş yavaş yemeği pişiriyor ki anneler hep kısık  ateşte yavaş pişirmenin önemini söyler dururlar zaten .Özelliklerini okurken en dikkat çeken  Co2 emisyonunun ve sera gazlarının atmosfere salınımının azaltılmasına katkı sağlaması ile doğayı koruma ve tabiki de sık sık başıma gelen yemeklerin yanmaması fikri oldu.

 

23 Haziran 2013

Ne alaka....

Nikahında gelinlik giymek istemeyen ama gönlünde de acaba olsa daha mı iyi olurdu ki kaygısı taşıyan arkadaşım için nette bakarken rastladığım modelleri sizinle de paylaşıyorum yaz gelinlerine fikir verir belki...Benim favorim ilk olan ya sizin?



                                                 Düğünlerle ilgili başka ayrıntılar burada....

22 Haziran 2013

gece gece okumaca....

Dilediğince koş geçmişden  kaçamazsın!

Doğum günümde Başak'ın aldığı hediyeydi bu kitap.Kitabın ana karakteri Esra hayatında hep heyecan isteyen, yaşadığı ilk aşk deneyiminin bitmesi ile birlikte gündelik hayatın sıkıcılığından, toplumun baskısından, ailesinden, baskıcı yönetimden, kendisini kuşatan her türlü otoriteden kaçmaya çabalar. Ama  kendi gerçeğinin, anılarının ve rüyalarının tuzağına düşer ve yatak odasında gördüğü böceği ve içinde hiç bir şey yazmayan kitabı ile sık sık şizofren hali anlatılır.
Romandaki bütün bölümlerin başına alıntılanan bir şiiriyle romana dâhil edilen Sappho, Antik Yunan’da yaşamış, lirizmin öncülerinden sayılan bir kadın şair. Sappho şiirleriyle olduğu kadar özel hayatı ve yaşam felsefesiyle de kendinden sonraki dönemlerde adından sıklıkla söz ettirmiştir. Kuyaş’ın Sappho’ya yaptığı vurgunun nedeni ise sanırım şiirlerinden çok yaşam felsefesiyle ilgili. Sappho, bir kadın olarak içine doğduğu baskıcı toplum yapısından kurtularak bireysel özgürlüğüne kavuşmak, bilinciyle yeni bir yaşama geçmek, dönüşmek için mücadele eden, otoriteye karşı bir duruş sergileyen bir şairdir. Bu yönüyle romandaki Esra karakteriyle örtüşen Sappho, Kuyaş’ın romanda anlatmak istediklerini desteklemek için bilhassa davet edilmiş öncelikli bir misafir gibi duruyor.

Geçmişim benim  değilse geleceğim kimin ellerinde...

20 Haziran 2013

Gelişim raporlarımızı aldık katılım belgelerimizle mezun olduk...

 Her karne günü ben böyle palyaço olmam her gidenin arkasından da ağlamam...Hani bazen şükür bitti bu yıl dediğim çok olmuştur.Ama bu grup bir başkaydı hepsi koklanılası öpülesi sevilesi özlenilesi...

Ses artmış ,vücut kafayla birlikte bitmiş, pat önümde bir zarf şekli verilmiş kağıt...Açmamı dört gözle arkalarda izliyor bir an önce açayım istiyor ama inadına bol bantlanmış açıyorum kimi zaman beni çizmiş oluyorlar kıyafetimin tüm ayrıntılarıyla kimi zaman manzara içim açılsın diye...

Gün içinde hadi enerjim bitti deyip ilk gönüllüden yanaktan öpücük almamla başlayıp tüm sınıfı öpmemle biten enerji patlamam:))...

Anneler günü için hazırladığım slaytı daha annelere izlettirmeden nasıl geçti zaman neler yaptık birlikte diye ağlamam...

Karne günü sınıfı balonla doldurup beni böyle hatırlasınlar diye palyaço olup yanacıklarına sizi sevdiğimi unutmayın kalplerini çizdikten sonra  sulugözümü durduramam var da vaaarrrrr.....

Haydi öğretmenim güldür biziiiiii demesini sevdiklerim iyi ki karşılaştırmış hayat bizi....




13 Haziran 2013

MUFFİN YAPIYORUZ...

Muffin için malzemeler:
1 su bardağı toz şeker
2 yumurta
100 ml sıvıyağ(1 kahve fincanından biraz fazla)
1 su bardağı yoğurt
1 paket kabartma tozu
1 paket vanilya
tarçın,kakao
8 yemek kaşığı tepeleme un
ve içine  en son eklenen  fındık, badem, üzüm ,damla çikolata ,hindistan cevizi vb ..
Bu malzemelerle yaklaşık 18 tane muffin çıkıyor.Ben önce Kayra için sadece kakao ve damla çikolatalı yapıyorum sonra kuru üzüm ,fındık ve badem ekleyip hamura, kendimize bomba gibi bir kek pişiriyorum:)
Yapılışı:
Önce yumurta ve şeker mikserle köpük köpük olana kadar çırpılıp sırayla tüm malzemeler ekleniyor.En son istenilen harç malzemesi(damla çikolata fındık vs..) eklenip 170 derece fırında üstü pembeleşinceye kadar pişiriliyor.Eğer pişme süresini kestiremezseniz içine bir kürdan vs batırıp hamur olup olmadığına bakabilirsiniz.Ben silikon muffin kapları kullandığımdan yağlama ve yapışma derdi olmuyor.Aldığım tarifte hamur ayrılıp bir kısmı hindistan cevizli,bir kısmı fındıklı,bir kısmıda üzümlü yapılmıştı siz nasıl tercih ederseniz artık...Hamuru kaba koyunca üzerine fındık, üzüm gibi şeyler ekleyin pişip kabarınca süper görünüyor haydi kolay gelsin.....

9 Haziran 2013

Asrın icadı...

Bu blog sahibi endişeli ama umutlu....meraklı ama sabırlı....mizahına gülüyor ama izledikçe şiddeti kahroluyor...dayan diyor ama izlemeye bazen dayanamıyor...yeşili seviyor ama gökkuşağınıda her rengi ayrı ayrı...canı bir şey yazmak istemiyor daha fazla ama okuyor .....bu ara  yani ülkem gibiyim limoni....