31 Mart 2011

Ah aşk!Bir topluluğun fotoğraf çekildikten sonra dağıldığı an...



Attım kafamdan onu..herşeyi yalanmış...hayır bana prenses gibi davranıyor ama...bak evden ayrılalı kaç gün oldu aramadı çözmek istemiyor anladım...

aslında ben onu seviyorum ...seviyordum aslında.....aşık evlendim...tam evlilik hazırlığında tanıdım sanki onu ama dedim ya ailem olsun istedim çok aşıktım.....düğünü ben yaptım 6 ay eve ekmeği sütü ben aldım....felçli babasının evinde kaldım ona da baktım...hala da bakardım daaaaaa yapamadım sonra çalışmayan iş bulmak istediğimde boşver diyen bir adamla bu kadar sürdü 6 ay işte.....son günlerde iş için evden çıkıp akşam onun dönme saatinde eve dönüyordum....boşanmaya karar verdim...hiç itiraz etmedi....dün son kez konuşalım dedim belki eve dönerim sorumluluk alır dedim....gelmedi.................................................................................................

gencim daha......hayat devam ediyor.....sadece çok aşıktım....bir daha evlenirsem aşkı aramam artık mantığım nerede ben orada.....

diyordu telefondaki sesi...ben şaşkın ,aşkın her hali yaşanmış bitmiş bir sesle bana uzun ama düzgün cümlelerle kendini anlatmasını dinledim...aylar önceki sesindeki kelebekler çoktaaan uçup gitmiş...çabuk ve doğru karar veren bir kadın var karşımda kalbim tüm gücüyle alkışlıyor sesim şaşkın yürüyorum yolu bitirmekten korkan adımlarımla eve......
''Gittiğim eğer bensem, söyle bana kimden gittim?Sende yoktum zaten ben, ben yine bende bittim...''

28 Mart 2011

Quilling ...Kağıt kıvırma sanatı..

Bunları bugün biz yaptık... Bunlarda internetten derlenmiş iki örnek....


Bu sanat hakkında güzel bir video var izlerseniz bizim basit şekilde yaptığımız quilling ile ilgili güzel bilgiler öğrenebilirsiniz


video


25 Mart 2011

”hayatın en hüzünlü anı;mevsimine kapıldığın kişinin bahçesinde açabilecek bir çicek olmadığını anladığın andır” m.mungan











söz yok..




Yarın dünya karanlığa gömülecek




Yarın yeryüzü bir için saat karanlık "Earth Hour" uygulamasının beşinci yıldönümü nedeniyle dünyanın dört bir yanında ışıklar söndürülecek.




New York’un Empire State binası, Abu Dabi’nin Emirlik Sarayı, Paris’in Eyfel Kulesi, Hong Kong’un Hükümet Binası, Brezilya’daki İsa heykeli ve diğer metropollerin simgesi haline gelen binalar 26 mart cumartesi akşamı yerel saatle 8.30’da karanlığa bürünecek.


Uygulamaya 131 ülke katılıyor ve organizatörler yüz milyonlarca kişinin biraraya gelerek dünyayı iklim değişikliğne karşı koruma girişimine destek verecek.
"


Earth Hour" uygulamasını başlatan ve aynı zamanda organizatörü olan Andy Ridley, "Karşı karşıya olduğumuz çevre sorunlarıyla başedebilmek sadece iş yerleri, kurumlar, kişiler, toplumlar ve hükümetlerin ortak hareket etmesiyle mümkün olur" dedi.
Ridley, "İşyerleri ve kurumları yıllık ışık söndürme olayına katılarak gezegen için kalıcı bir harekete katılmaya çağırıyorum" diye konuştu.


Bu yıl organizatörler ilk kez katılımcıların “bir saatin de ötesine” geçmeleri çağrısında bulunuyor.




Bu çerçevede 11 ayrı dilde hazırlanan internet siştelerinde işyerleri, hükümetler ve kişilere dünyanın dört bir yanında gerçekleştirilen projelerde işbirliği yapmaları sağlanıyor.
Ridley, "Biz bu platformu dünyanın dört bir yanındaki insanlar, kurumlar ve şirketler bir yıl boyunca ortak harekete ederek neler yapabileceklerini göstersinler diye geliştirdik" dedi.

20 Mart 2011

Anne kokulu kolyem...

Ara sıra görüyorum masa üstüne örtülen dantellerden hırkalar etekler elbiseler vs..Buna sevinmiyorda değilim biz artık işten eve gelince kolaylık istiyoruz ne kadar az ütü o kadar çok zaman artması demek .El emeği göz nuruna saygım sonsuz hatta hala dantel bişeylerim var nadirende olsa kullandığım ama iş bakımına gelince orada tembellik başlıyor işte.Dört gözle nanoteknoloji sonucu kırışmayan hatta kirlenmeyen yada üstünde kendi kendine temizlenen giysileri bekliyorum anlaşıldığı üzere ütü fobim var.Memurus bir aile olmaktanmı artık yada baba evinde annemin saatlerce pazarları nerdeyse bir düzine gömlek ve pantalon ütülemesinin yarattığı çocukluk tahribatındanmı bilinmez pek aramız hoş değil kendisiyle.Tam bunları yazarken ütülemem gereken minik tepecik geldi gözümün önüne irkildim :)Bunları neden anlattım unuttum :)))))tamam hatırladım amacı dışında kullanılan dantellerden bahsedip boynumdaki kolyeye yada daha doğrusu oya ya gelecektim :)Ben böyle kendi halimde bişeyler üretirken Elif Hatun(annem olur kendileri) bana sürpriz yapmış bayıldığım bu kolyeyi örmüş.Evet aslında yemeni oyası en boncuklusundan hem de kolye olarak kullanmam için daha kısa ve uçları sallanan oyalı olmuş. Ben severim bilirsiniz ne bulsam boynuma sarmayı annemde yapmış kıyağını elleri dert görmesin...Sadece bu yapılmamış 10 tanede yemeni oyası yapmış onlar neden yapılmış bir süredir Solmaz neden onlarca bu yemeni fularlardan yapıyor yakında anlatacağım sizlere ama hepsi tamamlansın önce bayılacaksınız ..Dört gözle yaz gelsin ben yeşil şalvarımı giyeyim sarayım kolyemi boynuma istiyoruuummmm...........

18 Mart 2011

Dramalarda yerini alacak atımız Portakal...

Çoraptan yaptığım bir atımız vardı sınıfta geçen senelerde yapmıştım ve hala fena iş görmüyordu ama sabah çocuklara sürpriz yapıp Portakal adını koyduğumuz bu karton kutu atımızıda yanına ekledim.Çok işçiliği iyi olmadı kaplama malzemesi olarak kullanacağım siyah karton azdı grapon kağıdıyla kapladım ama çok muntazam durmadı sanki .Ama çok sevildi. Bu atı sanırım Anne kaz da görmüştüm ben hatırladığım kadarıyla yaptım.

16 Mart 2011

süt kokan miniklerden süt kaynağı inek yapımı

Bugün çıktı bunlar bizim mutfaktan sıcak sıcak taze taze....Mandal ayaklar masada durmalarını sağlayınca değmeyin benim miniklerin keyfine:) Bunlar bana Kayra küçükken hep bir montofon ineği bulup kapıya bağlayasım geliyor diye hayıflanmalarımı aklıma getirdi:)) Benim gibi bol sütlü ama mecburen az emzirebilen tüm anneler sanırım aynı fikirde oluyordur.En temiz ve en sağlıklı gıda olan anne sütünü içen tüm bebişleri öperim en süt kokulu yanaklarından...

14 Mart 2011

14 Mart Tıp Bayramı

Tıp Bayramı, ilk kez, 1. Dünya savaşı sonunda, İstanbul’un işgal edildiği günlerde, yabancı işgal kuvvetlerine karşı tıp öğrencilerinin bir tepkisi olarak 1919 yılında kutlandı. Günümüze kadar gelen bu 14 Mart kutlamaları, artık içinde bulunduğu haftayı da kapsayacak şekilde, “Sağlık Haftası” olarak kutlanıyor.Bizim minik dondurma kaşığı hemşirelerimizde zaten sanki o yıllardan kalma gibiler...Tıp aleminin en sevdiğim cerrahı Vehibe IŞIK 'ın dilinden sesleniyorum ben de tüm sağlıkçılara''Özlük haklarımızın korunduğu, sömürülmediğimiz, emek verdiğimiz insanlara düşman gibi gösterilmediğimiz günlerin çabuk gelmesi dilekleriyle TIP BAYRAMIMIZ KUTLU OLSUN...''

Bu mesajın üstüne bir iki üç tıp!! geyiği benim ne kadar cıvık ve boşboğaz olduğumu göstersede yapılmadan geçilmez ;))susmalı..sustum.

3 Mart 2011

blogger olmak yasak!!paylaşma kardeşim yasak işte yasak!kapat kapılarını dünyaya yasak! deselerde belki bir duyan bir gören vardır ..


Eee bu ilk defa başıma geliyor ne de olsa acemi blogcuyum daha neler görüp daha neler öğreneceğiz bakalım daha bir yaşına giremeden turuncu çakıltaşı erişilmez oldu:))kötü şakaydı billiyorum ama bu site erişime kapanmıştır yazısını görünce bir tuhaf oldum hani yazmışım yıllarcada kitabım toplatılmış yada emek vermişim yıllarcada rütbem alınıp tutuklanmışım gibi bir ruh hali ...Bugün bloggurların paylaşımlarını görene kadarda aynı gitti ama boş durmadım bu arada yarın doğum günü olan İkra ya annesinin serzenişlerden ilham alarak çok işlevsel bir duvar süsü yaptım.Toka kaybolmalarına son!!Toka toplayıcı bir bebek bu.Upuzun ördüğüm saçlarına tüm tokalar takılabiliyor ve ayrıca elbisesine yaptığım kanguru tarzı cep ile de işlevselliği biraz daha artmış oluyor.Hepsi elde dikildi.Evde bulunanlar bir araya getirildi.Yanaklar vs oje ile boyandı düğme ile göz yapıldı.Elbisesi siyah simli kadife pantalonumun kesilmesi ile oluştu el başlarkende düşünmemiştim bittiğinde yapsamıydım dedim ama neticede bu bir dolgu oyuncak değil bir toka toplayıcısı..


Bir şey yapıp paylaştım mutlu oldum YASAKMIIIIIIIIIIIIII.........